Bu hafta kiraz da kiraz diye kafayı bozmuş bulunuyorum. "Görmemişin ufacık bir kiraz ağacı olmuş tutmuş blogunun adını kiraz ağacı olarak değiştirmiş" gibi durumlardayım nerdeyse. Bu kadar yaygaramın tümü de işte bu kadarcık kiraz:) Hepsi bu...
Ben malesef Nuri Bilge Ceylan'dan anlamıyorum. Biz üniversitedeyken Kasaba çıktığında yıkılmıştı ortalık. Ben yine o koroya katılamamıştım. Zaten iki tane filmini seyrettim. Bir daha da seyredesim gelmedi. Ama gurur benim gururum. Yaşarım, kimse de birşey diyemez:)


Tüm bu güzelliklerle beraber ben sürekli bahçemizin bakımsızlığından şikayet eden bir tipim. Ama alın size bakımsızlığın güzelliği. Hangi komşumuzun bahçesinde var böyle özgür ruh bir papatya:)


Bereketli bahçemiz... Ufacık kiraz ağacımız önce bizi çiçekleriyle çok mutlu etti. Şimdi de kapasitesine göre bayağı iyi meyve verdi. Kızardıklarını da görürüz umarım.




Gölgeli bahçemiz... Bir yapraktan kocaman sarmaşığımız oldu. Bizim gibi adamlara da böyle fazla mırın kırın etmeyecek bitkiler lazım. Canımız sarmaşığımız, ciğerimiz bahçemiz...
