9 Nisan 2010 Cuma

melek kanatlarını kırdı.. çok daha büyükleri çıkacak yerine..

18 Mart 2010 Perşembe

çıkmadık candan ümit kesilmez..

Bizim bi arkadaş var. Yok olmadı. Bi arkadaşın arkadaşı.. Çok depresif bi tip. Ama o kadar depresif bi tip ki "yazık" bile diyemezsiniz, "amaaaaan yettin artık" diyebilirsiniz. "Böyle yapma" da diyemezsiniz çünkü o, o kadar çok "öyle yapmayım, böyle yapmayım" der ki size fırsat kalmaz. Eskiden özünde çok şahane bi insan olduğuna inanırdı. Şimdi o da kalmadı pek. Durum fena gibi görünüyor yani.. Yağ oranı da çok kötü çıktı. Yazık yarısı yağ nerdeyse.. Ama bi sever, sevdiklerine pek emek veren bi tip olmasa da .. Çok güler, çok ağlasa da.. Spora da başladı..

11 Aralık 2009 Cuma

mır mır

Revolutionary road, hayallerin peşinde diye türkçeye monte edilmiş. "Dev-yol" daha mantıklı sanki.. (saçmala)

Evlilik programları sayesinde "adam gibi adam olmak", "ev alabilmek" olarak kodlandı kafalara. (homurdan)

Şöminenin ateşi vücudumu ısıtmaktan ziyade içimi ısıtıyor sanki. (yetin)

Aç geziyorum heryerim ağrıyor. (sızlan)

5 Aralık 2009 Cumartesi

Mekan bir ilköğretim okulu. Biz yıllar önce bagajında seçim afişleri taşıyan, seçim günlerini bayrama çeviren annem ve babamın ya da oylarıyla birşeyleri değiştirebileceğine inanan insanların heyecanından çoooook uzak duygularla oy kullanmak üzere sıramızı bekliyoruz. Oy kullanıcaz işte, çok beklemeyiz inşallah, pazar gününü heba etmeyelim de.. Derdimiz bu. Saat kaçta içki alabiliriz falan diye düşünürken "seçme ve seçilme hakkını birçok batılı ülkeden önce elde eden" bir ablamız oyunu kullanmak üzere kabinimsi şeye geçti. Seçme ve seçilme hakkı hem de birçok batılı ülkeden önce... Özgürüz ya.
Ama bu ülkede demokrasiden daha fazla oturmuş düzenler düzenekler organizmalar var. Abla saf saf zarflara bakarken kafayı uzatmış bir koca var. Ve bir "teeeeyyyytt!!" var. Güler misin ağlar mısın? Adam resmen "teeeyyyyt" diye bağırdı, görevliden izin aldı, kadını dirseğiyle itti ve seçtirme hakkını kullanarak vatandaşlık görevinden daha önemli olduğunu düşündüğü karılık görevinin yerine getirilmesine yardımcı oldu. Kutsal bir vazife ifa edildi, hepimiz rahatladık. Şimdi anlıyoruz ki amcam karısının tercihini beğenmiyor. Olaya müdahale etme gereği duyuyor. Ama asıl acıklı olan tercih falan olmaması. Yani kadının kocasından farklı bir tercihi olsa da adam buna izin vermese yine bir umut var demektir. Ama görülen o ki kadıncağız sadece yanlışlık yapıyor.
Dün mutluyduk gururluyduk. Kadın olarak seçme ve seçilme hakkımızı birçok batılı ülkeden önce elde etmiştik. Etmiş miydik??

13 Kasım 2009 Cuma

Chp ye verdiğim oylar boğazımda düğüm düğüm.. Kussam neye yarar yutsam mideye zarar.. Genel kurulu terketmiş akıllılar. Tamamen terketseler ya şu meclisi..

9 Kasım 2009 Pazartesi

Okan Bayülgen "consume obey die" mesajıylan beynimi dürtüklediği anda ben bejeweled, restaurant city, country story, pet society, farmville bataklığında debeleniyordum. Aslında debelenmek yanlış kelime. Ben artık debelenmiyorum. Kendimi bıraktım. Şimdi bu "kendimi bıraktım"ımın arkasından gelebilecek 43 farklı cümle var. Ama ben bunları yazmayı düşünmüyorum. Çünkü nasihat hakkı doğuyor. Nasihat naif bi kavram. Bunun en acımasız şekli annemden geliyor. Annem konu ben ve hayatım olduğu zaman sevgi dolu anneden "yıkıl karşımdan gözüm görmesin"e 3 saniyede falan geçebiliyor. Annemin gürültülü tepkilerinin yanında babamın yaptığım 1500 parçalık puzzle'a bakıp "bununla mı uğraşıyorsun" deyip bir iç geçirmesi var ki hangisi benim moralimi daha çok bozuyor karar veremiyorum. Bunların yanında daha yumuşak "e bari çocuk yap" türevi tavsiyeler. Ve en yumuşağından "ne güzel bi dolu vaktin var şunu yap bunu yap.."... Ne diyordum? "Kendimi bıraktım"ı açmayacaktım. Ne açıcam ya.. Nokta.

21 Ağustos 2009 Cuma

Ben politik biri değilim. Politik sayılabilecek bütün yorumlarımın da gayet duygusal olduğunu söylemek durumundayım. Biraz safım (pure değil angut) galiba. Şimdi söyleyeceklerimi de bu duyguyla okuyun. (uyarı)

Dün tesadüfen trt'de pusulayı izledik. Aslında tesadüfen denemez. Kanallar arasında dolaşırken, ki bu arada trt'yi de geçmişken, "oha Şivan Perwer miydi lan o" dedim. Bu arada Şivan Perwer hakkında hiçbir fikrim yoktu. Sadece eski Roll zamanlarında birkaç fotoğrafını görmüştüm. Şaka gibi. Trt yani trt ya! Trt'de Şivan Perwer vardı. Bizim çocuklarımız umarım neden şaşırdığımı anlamaz. Bu ülke kan revan zamanları hiç aşamadı. Yine zor zamanlar yaşanıyor. Ama kötü şeyler yanında iyi şeyler de getiriyorsa kusura bakmayın ben azıcık mutlu olmak istiyorum.


12 Ağustos 2009 Çarşamba

fundakayar arkadaşımız yükselenlerimizi sormuş. Biz de uzmanımıza sorduk..





10 Ağustos 2009 Pazartesi

aman sabahlar olmasın..

Sonunda ben de 30'u doldurdum. Rahatladım.. Ne stresmiş arkadaş. Ne var yani 1 yıl daha falan demeyin. Kolay olmuyor. 30 yıl, doldur doldur bitmez. Artık boşaltma zamanı.. Yani en azından sanki benim için öyle işliyor. Doğumgünümden beri bi rahatlık bi hafifleme.. Anlayan varsa söylesin, merkürle satürnle falan bi alakası var mı bunun?? Ben bu konuda google'la anlaşamadım. Zaten tam anlayamadığım "merkür geri gitmiş, satürn uçmuş, ay kaçmış" konusunda bişey bulamadım. Ama kutsal bilgi kaynağı beni bavullarımı toplayıp hemen kaçmam konusunda ikna etmek için çok çaba gösterdi, dinler miyim zaman gösterir.. Azıcık burçlar konusunda birşeyler bilen birisi çok rahat söyler zaten; yengeç kadını+kova erkeği?? şaka mı bu?
Ekşi sözlük buyurmuş;
*sürükleyici ama intihara sürükleyici bir ilişki çeşididir bu.
*kova erkeği işin dalgasında olduğu zamanlarda yengeç burcu kadını delirebilir..olur olmadık her şeye alınmasıyla meşhur yengeç burcu kadınları karşısında olaylara tepkisiz kalan bir kova erkeği görünce açacaktır ağzını sonra da yumacaktır gözlerini..
*rahat kova erkeğine karşılık yengeç kadınının sabrını denediği bir ilişkidir.
*biz bu burçtaki erkeklere rahattan çok hiçbir şeyi takmayan sallamayan dünya yansa hasırı yanmayan tipler deriz ki bu tip insan türüne değil yengeç kadını hiçbir burçtaki kadının tahammül edemiyeceği hasıl olmaktadır.zira kova erkeği o kadar "rahat " tırki yengeç burcu kadının hayatının zor günlerinde normal bir arkadaş olarak bile teselli etmeyi aklının ucundan geçirememektedir.
*hiç başlamaması en hayırlı olan ilişki türü
Bu durumda benim tek tesellim; nereden duydum bilmiyorum ama insanlar 30'undan sonra yükselenine geçiyormuş. Ki bence bu çok mantıklı:) Benim 11 temmuzdan beri mutlu mesut bir insan olmamı da açıklıyor. Şimdi birileri diyecek; kızım senin hiç işin yok mu? Hahaha yok! Dert yok tasa yok, onun burcu ne, bu kiminle anlaşır, haftaya İznik'e gidelim mi, bana bi bira getirsene, mangal yapalım mı, Billabong allahından bul, rengim açıldı mı... 100 yaşına kadar rahat yaşarım ben:)